30 Nisan 2012 Pazartesi

Kadın Sağlığı Kalp Hastalığında Önemli Gelişme

Kalp Hastalığında Önemli Gelişme
Bilimadamları farelerde kalp rahatsızlığının ilerlemesini durdurmayı ve hatta bazı negatif etkilerini tersine çevirmeyi başardı. Bu yöntemin yakın gelecekte insanlar üzerinde deneneceği de söyleniyor.


Yapılan çalışma mikroRNA denilen küçük, genetik maddenin kalp hastalığı gelişiminde önemli bir rol oynadığına dair güçlü kanıtlar sunuyor. BBC'nin haberine göre, geliştirilen tedavi yöntemi kalp hücrelerindeki mikro RNA'ları hedefleyerek engelliyor.

Amerikalı bir uzman çalışmanın fare dışındaki hayvanlar üzerinde de denendiğini ve birkaç yıl içerisinde insanlar üzerinde denenebileceğini öne sürdü.

MikroRNA maddesinin kalp dışında başka hastalıkların oluşmasında da çok önemli bir etkisi olduğu önceden açıklanmıştı. Bu maddenin birincil görevi genlerimizin hareketlerini düzenlemek fakat hücre içerisinde pek çok türü olduğu için, bilimadamları hangisinin en önemli rolü oynadığını belirlemeye çalışıyor.

Alman ve Amerikalı araştırmacılar özellikle mikroRNA-21 adlı tür ve bunun "kalp fibroblastı" denilen kalp hücresindeki rolü üzerinde duruyor. Kalp yapısının oluşumuna yardımcı olan bu hücre, kalp hastalığı sırasında kalbin çalışmasını engelleyen ilerleyici özelliğe sahip kabuk bağlamada (skarlaşma) sürecinde de oldukça etkili. Yakın bir zamana kadar bu durumu tersine çevirmenin imkansız olduğu düşünülüyordu. Ancak uzmanlar, zayıflayan bir kalbin hücrelerinde mikroRNA seviyesinin daha yüksek olduğunu ve bunun söz konusu artış sırasında ortaya çıkan doku bozulmasını haber veren kimyasal bir sinyalle bağlantılı olduğunu keşfetti.

Farelerde yapılan deneylerde mikroRNA'yı bloke eden bir kimyasal kullanıldı ve seviye artışının önüne geçilmesinin yanı sıra, hayvanların kalp fonksiyonlarının da geliştiği belirtildi. Elde edilen bulguların kalp ilaçları açısından yeni bir umut taşıdığına inanılıyor.Kalp Hastalığında Önemli Gelişme

29 Nisan 2012 Pazar

Kısa Sürede Kilo Vermek

Son zamanlarda sıkça duyduğumuz 1 ayda 8 kilo vermek cümlesini uygulamak ve kısa sürede 8 kilo vermek isteyenlerdenseniz bu yazımızı takip edin. Öncelikle şunu belirtmekte yarar var ki, kilo vermek zor bir iş ve kilo verme şeklinize göre tekrar alma olasılığınız olduğu kadar, sağlıksız kilo vermek ilerleyen zamanlarda başınızı dert olabileceğini unutmayın. Uzman hekimler ve diyetisyenler tarafından tavsiye edilen kilo verme şekli yavaş ve sağlıklı şekilde kilo vermektir.
Yaz aylarının gelmesiyle kışın alınan kiloları vermek isteyen ve hızlı bir şekilde kilo vermek bikini, mayo vb. giyebilmek isteyen kişi sayısı oldukça fazla. 1 ayda 8 kilo verebilir miyim? Diye soruyorsanız. Tabi ki verebilirsiniz. Aslında bunun için diyet programlarına vs. ihtiyacınız yok. Yapmanız gereken az uyumak, bol su içmek, spor yapmak ve yediğiniz yiyeceklere dikkat etmektir. Bu şekilde 1 ayda 8 kilo verebilirsiniz ve bu en sağlıklı bu şekilde olabilir. Şunu unutmayın ki yemeden yada ilaçlarla verilen kilo sağlıksız ve diyet bırakıldığında tekrar alınacak kilolardan ibarettir. Daha önce saydığımı 4 maddeyi tek tek açıklayalım.

Güvenilir Haber Kaynakları

Sahip olduğunuz gücün farkında mısınız? İnterneti artık basın yayın organı olarak kullanmak her bireyin elinde. Kültür sanat haberleri gerekse siyaset haberleri hakkında anında bilgi alabilir, bu konuda en başarılı, en güncel yayınları dilediğiniz gibi takip edebilirsiniz.

Takip etmeyi seçtiğiniz haber siteleri arasında hangi siteler var? Mesela haber konusunda gerçekliğe ne kadar ihtimal veriyorsunuz?

Kalteli haber akışı için interneti talan etmeye devam edin.. Bugün var olan haber sitelerinin çok daha kalitelileri her an kurulabilir..



bu site iyi bir fikir olabilir, deneyin bakın belki seversiniz..


Düşündük de, bu site iyi bir fikir olabilir sanki? Ne dersiniz?

Hisse Önerileri ve KOSGEB kredisi

En riskli ve en çok kazandıran yatırım araçlarından hisse senetleri 2012 yılında yine en çok tercih edilen yatırımlardan oldu. Hisse senedi alarak yatırım yapanları bu sene durgun bir sene bekledi. Ancak Nisan ayında borsa yükselişe geçerek piyasalar normale döndü ve yükselebilecek birçok hisse yükselerek yatırımcılarına kazandırdı. Hisse senedi alarak kısa sürede büyük paralar kazanmak için dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır. Bunlardan en önemlisi Hisse senedi alacağınız şirketin temmetü vermesidir. Temettü verecek hisseler her zaman ekstra olarak hisse sahibine para kazandırabiliyor. Temettü verecek hisse senedi aynı zamanda büyük şirketler olduğundan hisse senedinizin değer kaybetmeside düşük bir ihtimal oluyor. Hisse Seneti alacaklar için Temettü Verecek Hisseler 2012 listesini takip etmenizi tavsiye ederim. 2012 Hisse Önerileri yine diğer önemli konulardan biri. Hisse senedi almadan önce kimlerden öneri aldığınız çok önemli çünkü, hisse senedi önerisi verecek olanlar sizi yönlendirerek kendi kazanma çabasında olabilir. Bu yüzden hisse önerisi alacağın kişilere dikkat edip aldığını önerileri tartıp sonra karar vermelisiniz.

2012 yılında iş kurmak herkesin hayali, özellikle KOSGEB 'in yeni başlattığı ve tüm iş kurmak isteyenlere verdiği hibe krediden sonra iş kurmak isteyen kişi sayısı arttı. Nasıl kredi alırım? 2012 yılında iş kurmak isteyenler KOSGEB'ten nasıl kredi alır? gibi sorular kafanıza takılıyor olabilir. Öncelikle şunu belirtmeliyim ki iş kurmak için bankaların verdiği kredilerdende alabilir işinizi kurabilirsiniz. Ancak bunu geri ödemek ve faizleri ayrıca ödemediğinzde başınıza açılacak işleri düşündüğümüzde büyük risk diyebilirim. Ancak durum KOSGEB 'te çok farklı. İş Kurmak için Kredi 2012 – KOSGEB kredisi alacaklar uygun ödeme koşulları ve nerdeyse 0 faizle geri ödeyebileceğiniz aynı zamanda iflas etmeniz durumunda birçok kolaylıkda çabası. Bu yüzden KOSGEB kredisi almak banka kredisine oranla ölçülmeyecek kadar avantajlıdır.

Lenf Bezleri

Çocuklarda lenf bezleri, genelde enfeksiyonlar sırasında şişerek özellikle boyunda gözle görülen, ele gelen kitlelere yola açarlar. Bu durum, anne babayı kaygılandırır, kötü olasılıkları akla getirir. Bu yazıda, büyümüş lenf bezleri hakkında bilinmesi gereken önemli noktalara değineceğiz.

Lenf bezleri, vücudumuzun savunma sisteminin önemli bir parçasıdır. Enfeksiyonlarla savaşmak için gerekli antikorları üreten hücreler, bu bezlerde bulunur. Bir enfeksiyon sırasında, o bölgeye yakın lenf bezleri aktifleşir, büyürler ve savunma hücreleri ve antikorların üretimi artar. Böylece, vücut enfeksiyon etkenine karşı korunmuş olur. Çocukların bağışıklık sistemi, sık sık önceden karşılaşmadığı mikroplarla karşılaşmakta, onlarla baş etmeye çalışırken vücudun normal bir reaksiyonu olarak lenf bezleri büyümektedir.

Belli bir bölgede büyümüş lenf bezleri, genellikle çevre dokulardaki enfeksiyonlara veya o bölgedeki cilt bütünlüğünü bozan kesik, yanık, çizik, sinek ısırığı gibi olaylara bağlıdır. Baş, boyun bölgesi çocuklarda büyümüş lenf bezlerinin en sık görüldüğü yerlerdendir. Anjin, diş veya dişeti enfeksiyonları, ağız içindeki başka enfeksiyonlar buna neden olur. Kafatasının arka bölümü, kulak arkasındaki bezlerde büyüme; bu bölgeyi ilgilendiren enfeksiyonlarda, kızamıkçık gibi bazı döküntülü hastalıklarda görülür.

Eğer vücuttaki lenf bezlerinde yaygın bir büyüme saptanırsa, bu durumun nedenleri

# Enfeksiyonlar
# Bazı romatizmal hastalıklar
# İlaçlara reaksiyon
# Lösemi gibi hastalıklar olabilir.

Bazen de lenf bezleri kendileri iltihaplanabilir ( bu duruma lenfadenit denir ). Bu durumda lenf bezi hızla büyür, üstünde kızarıklık, ısı artışı fark edilir. Antibiyotikle tedavi edilmesi gerekli olur.

Eğer lenf bezi şişmiş, ısı artışı veya kızarıklık yoksa izleme alınır. Neden olan enfeksiyon geçtikten 1-2 hafta sonra, küçüldüğü görülür. Ancak küçük çocuklarda, bu süreç bazen aylar alabilmektedir.

# Eğer tüm vücutta lenf bezlerinde büyümeler varsa
# Beraberinde ateş, kilo kaybı, gece terlemeleri varsa
# Şişmiş lenf bezi giderek büyüyorsa
# Ele sert ve hareketsiz geliyorsa
# Büyüklüğü 1 cm'den fazlaysa,

gerekli araştırmaların yapılabilmesi için zaman kaybetmeden doktora başvurmak gereklidir.

28 Nisan 2012 Cumartesi

Cinsel Sağlık Diyeti

Sağlığımız bizim için çok önemli olması gerekirken nedense hiç birimiz buna dikkat etmiyoruz.
Beslenme tarzınızın cinsel sağlığınız üzerinde önemli etkileri var.Örneğin kilo fazlalığı, kadınlarda damar sağlığını ve hormonsal dengeyi olumsuz yönde etkileyerek cinsel uyarılma, orgazm ve cinsel tatmini ciddi şekilde azaltır. Kilo fazlalığı ve bel çevresi kalınlığı şeker hastalığı, kalp damar sorunları , inme-felç gibi cinsel sağlık için risk faktörü olan sağlık problemlerine de davetiye çıkarır. Son yıllarda yapılan çalışmalar Akdeniz tipi bir beslenme planı uygulayan kadınlarda cinsel fonksiyonların iyileştiğini gösterdi. Kilo fazlalığı, kolesterol yüksekliği, kan basıncında yükselme yaşayan kadınlar 2 yıl sağlıklı bir beslenme uyguladıklarında hem kan şekeri, insülin değerleri, kolesterol ve tansiyon ölçümlerinde hem de cinsel fonksiyon göstergelerinde düzelme yaşıyor. Akdeniz diyetinin tam tahıllı ürünlerden zengin, işlenmiş rafine şekerlerden fakir, trans ya da havyansal yağlardan uzak, bol sebze-meyve, sağlıklı proteinler ve zeytinyağı gibi iyi yağları ihtiva eden bir beslenme tarzı olduğunu hatırlatalım. Sağlıklı bir diyetin yanında, fiziksel olarak aktif kalmanız da çok önemli. Sigara-alkol tüketimi, uyku sorunları gibi diğer risk faktörlerinizi de gözden geçirmelisiniz.

At Yarışı Yorumları - 1080p izle

At yarışı yıllardır Türkiye oynanan ve oldukça sevilen bir spor karşılaşmasıdır. At yarışı 2012 yılında kişisel olarak kazandırdığı kadar devlete ve sosyal yardımlaşma kurumlarınada yardım sağlamaktadır. Birçok kişi boş vakitlerinde eğlenceli olduğu için gününü sadece At yarışı yorumlayarak ayırabilmektedir. At yarışı konusunda herkesin bir yorumu olabilir ancak At yarışı yorumlamak profosyonellerin işidir. Bu sayede büyük miktarlar kazanabilir, eğlendiğiniz kadar para sahibide olabilirsiniz.

Günümüzde altın fiyatları eski oranla daha değişken olmaktadır. 6 ay önce altın fiyatlarına baktığımızda sürekli yükselen az azda olsa artarak yatırımcısının parasal olarak değerini korumasına yardım eden bir yatırım aracıydı. Bugün altın fiyatlarına baktığımızda altının zaman zaman yükselirken ani düşüşler yaşadığını görebiliyoruz. Bununla birlikte altın fiyatlarındaki düşüş sırasında aniden büyük yükselişlerde olabilmektedir. Altın'a yatırım yapan herkes altın fiyatları ne olacak, altının durumu ne olacak gibi düşüncelere kapılabilmektedir. Bu günümüzde olabilecek olağan bir durumdur.

1080p film izlemek günümüzde imkansız değil. Teknoloji o kadar geliştiki artık yapılan filmleri full hd olarak bulabilir ve 1080p film izleyebilirsiniz. Tabi ki 1080p film izlemek ve filmin gerçek tadını yaşamak için 1080p filmleri kaldırabilecek bir ekrana yada Televizyona sahip olmalısınız. 1080p film izleyerek filmi adeta sinemada izlercesine tüm ayrıtılarıyla görebilirsiniz. Full HD film izlemek için sizde full hd ve 1080p filmleri çalıştırabilecek bir LCD, LED yada Plazma TV sahibi olmalısınız.

Sultangazi Emniyet Müdürlüğünde Patlama

İstanbul, Sultangazi Emniyet Müdürlüğü'ne ait  3 ayrı biriminin bulunduğu binanın bahçe duvarında şiddetli bir patlama oldu.

Patlama, Esentepe Mahallesi Şehit Eyüp Gönen Caddesi'ndeki Sultangazi Önleyici Hizmetler Büro Amirliği, Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Büro Amirliği ile Asayiş Büro Amirliği'nin içinde bulunduğu 3 katlı binanın bahçesinin dış duvarında saat 08.00 sıralarında oldu.

Yol, emniyet şeridi çekilerek bir süre trafiğe kapatıldı, olayla ilgili inceleme başlatıldı.

Patlamanın ses bombasından kaynaklandığı belirlendi.

Büyük bir gürültüyle patlayan ses bombası herhangi bir zarara yol açmazken polis telsizinden de tüm birimlerin olası patlamalara karşı dikkatli olmaları istendi.

Online haber

Sahip olduğunuz gücün farkında mısınız? İnterneti artık basın yayın organı olarak kullanmak her bireyin elinde. Kültür sanat haberleri gerekse siyaset haberleri hakkında anında bilgi alabilir, bu konuda en başarılı, en güncel yayınları dilediğiniz gibi takip edebilirsiniz. Takip etmeyi seçtiğiniz haber siteleri arasında hangi siteler var? Mesela haber konusunda gerçekliğe ne kadar ihtimal veriyorsunuz? Kalteli haber akışı için interneti talan etmeye devam edin.. Bugün var olan haber sitelerinin çok daha kalitelileri her an kurulabilir..

bu site iyi bir fikir olabilir, deneyin bakın belki seversiniz..

[caption id="attachment_6667" align="aligncenter" width="485" caption="Online haber sitesi"]Düşündük de, bu site iyi bir fikir olabilir sanki? Ne dersiniz?[/caption]

25 Nisan 2012 Çarşamba

Kadın Sağlığı Sayla Mantı - Kadıköy

Sayla Mantı - Kadıköy

Kadıköy semtinin en eski restaurantlarından bir tanesi Sayla Mantı , kuruluş 1969 , o seneler o kadar revaçtamıydı bilemem ama senelerce kalitesini bozmadığı için hala sevenleri tarafından revaçta olan bir mantı evi.

Bugün güneşli ama soğuk bir hava vardı . Öğlen üzeri gibi eşimle geçen hafta da yaptığımız Kadıköy sokaklarını arşınlama turumuzda bu sefer yemek molası için durağımız Sayla Mantı oldu.


Sayla Mantı - Kadıköy


Mantı öncesi birer tane çiğ börek yemeden olmaz dedik ve puf puf gelen çiğ böreği hemen bitiriverdik:-) Ama şunu söylemeliyim ki tadı görüntüsü kadar değildi. Daha lezzetli çiğ börekler yedim , hamuru gayet ince ve lezzetliyli ama iç malzemesi , kıyması pek lezziz değildi:-(


Sayla Mantı - Kadıköy Ama sıra mantıya gelince çok lezzetliydi :-) Ben börek yedim diye yarım porsiyon yedim ama bir porsiyonuda rahatlıkla bitirebilirdim:-)


Menüsü sadece mantı ve çiğ börekten oluşan Sayla Mantı'da bunların yanına turşu da sipariş edebiliyorsunuz.


1 porisyon mantı 10 TL , 1 porsiyon çiğ börek ( 2 tane ) 9 TL.


Sağlıcakla kalın.

Sayla Mantı - Kadıköy

Kadın Sağlığı Paprikalı Mantar

Paprikalı Mantar Mantarı çok seviyorum , her ne halde olursa olsun kabulümdür:-)
Bu sefer elimin altında olan malzemeleri değerlendirdim . Sanki diğer yemeklerimi böyle yapmıyorum :-)

Malzemeler ;
- 1 paket mantar ( sadece saplarından ayırdım ,doğramadım )
- 1 adet paprika biberi
- 1 büyük boy soğan ( istenildiği gibi doğranmış )
- 1 adet taze soğan
- istenildiği kadar tuz ve kırmızı pul biber
- 1/2 çay bardağı kadar zeytinyağı

Yağda kuru soğanları ve biberi tencerinin kapağı kapalı olarak kısık ateşte pişiriyoruz .Mantarları , taze soğanları , tuz ve biberi katıp kapak kapalı olarak kısık ateşte pişirmeye devam ediyoruz.
Mantarlar pişince salan suyunu çekmesi için kapağı kaldırıp ve ateşi biraz açıyoruz , suyunu hafifçe çektikten sonra ocağı kapatıyoruz.

Sağlıcakla kalın.Paprikalı Mantar

Kadın Sağlığı Sedik Aşı / Antalya Akseki yöresine ait bir çorba

Sedik Aşı / Antalya Akseki yöresine ait bir çorbaBu sıralar yöresel çorbalar yapmaya karar verdim ve dün elime geçen yemek kitabından ilk sıradaki çorbayı yaptım. Bu çorba Antalya'nın Akseki yöresine aitmiş.
Adını ilk defa duyduğum bir çorba , ama malzemeleri hiçte yabancı değil. Ben sadece ufak tefek değişiklikler yapmak zorunda kaldım - zaten yapamadan duramam :-)
Lezzeti ise gayet güzel sanırım belli aralıklarla yapacağım çorbalar arasına girdi :-)

Malzemeler ;
- 1 adet paprika biberi ( uzun uzun doğradım) - esas tarifinde çarliston biber var
- 2 domates ( kabukları soyulmuş zar şeklinde doğranmış )
- 1 adet kuru soğan ( yemeklik doğranmış )
- 1/2 yemek kaşığı domates salçası + 1/2 yemek kaşığı biber salçası - tarfinde sadece domates salçası var
- 2 fincan buğday yarması - tarifte ince bulgur var , bende olmadığı için yarma kullandım.
- 1 su bardağı tavuk suyu
- 1 kaşık kadar tereyağı + birazda sıvı yağ
- tuz , kırmızı pul biber , nane
- alabildiğince sıcak su

Doğarmış soğanları yağ karışımında hafif sararıncaya kadar pişiriyoruz . Domates ve biberleride ekleyip bir müddet kavuruyoruz , salçaları ilave edip bir süre sonra üzerine yarmayı ilave edip karıştıyoruz.Daha sonra tavuk suyunu , tuzunu ve aladığı kadar suyunu ilave edip pişmeye bırakıyoruz.Su gerektekçi sıcak olarak ekliyoruz.
Ben naneyi ve pul biberi çok az yağda çevirdim ve çorbaya ekledim , istenirse nane kavrulmadan eklenip kaselerde kırmızı biber ilave edilebilir.

Sağlıcakla kalın.Sedik Aşı / Antalya Akseki yöresine ait bir çorba

Kadın Sağlığı Fotografium Canon 600D profesyonel fotoğraf makinesi hediye ediyor

Fotografium Canon 600D profesyonel fotoğraf makinesi hediye ediyor


Bu fırsatı kaçırmayın , paylaşım ile sizde fırsatı yakalayın :-)

Fotografium Blog Türkiye 1.si olunca bunu kutlamaya karar verdik!
fotografium.com olarak Facebook, Twitter yarışmalarının yanısıra biliyorsunuz ki aralıklı olarak blog üzerinden de yarışmalar düzenliyoruz.

Fotografium blogumuzun içeriğini paylaşan 3 kişiye çekilişle hediyeler veriyoruz!!!

Yapılacak çekiliş sonucunda müthiş hediyeler yine sizleri bekliyor.

Hediyeler

1 Kişiye Canon EOS 600D Kit
1 Kişiye Manfrotto 055XProb + 804RC2 Tripod+Kafa
1 Kişiye Kata 123Go-30 Fotoğraf Çantası

Fotografium Canon 600D profesyonel fotoğraf makinesi hediye ediyor! Yarışmaya katılarak Canon 600D , Manfrotto tripod ve Kata sırt çantası kazanma şansı yakalayın!

sayfasını ziyaret ederek yarışma hakkında diğer bilgilere ulaşabilirsiniz.
Yarışma Başlangıç Tarihi : 06.01.2012
Yarışma Son Katılım Tarihi : 29.02.2012 (Saat 23:59)
Çekiliş Tarihi : 05.03.2012Fotografium Canon 600D profesyonel fotoğraf makinesi hediye ediyor

Kadın Sağlığı Isırgan Çorbası / Rize'den

Isırgan Çorbası / Rize'den
Bu akşamki yöresel çorbamız epey uzaklardan evime konuk oldu . Yeşilin her tonunun var olduğu her taşın altından gürül gürül suların aktığı , mis gibi havası olan , şeker gibi insanlara sahip olan Rize'den.Aslında ben Rize merkezi hemen hemen hiç bilmem benim için var olan ve gittiğim zaman 1 hafta bile olsa meditasyon etkisi yapan Çamlıhemşin'den yukarı Elevit'e doğru yol alan yerlerdir. Yukarıdaki fotoğraf evimizin hemen önünden geçen Fırtına Deresi'nin yanında kurulmuş olan Alabalık Çiftliği ve etrafın güzelliklerini göstermek için sadece küçük bir örnektir.

Eğer içinizde Karadeniz'in bu güzelliklerini görmemiş olanlar varsa vakit kaybetmeden gitsin ve doğanın bakirliğine , insanların güzelliğine tanık olsun . Umarım oralarda sahil şeritlerimiz gibi yapılaşma içinde kaybolmaz.

Bir çok Karadeniz yemeği yedim bir kısmınıda yapmaya çalışırım , şu ana kadar ısırgan çorbası hiç içmemiş ve yapmamıştım. Bir kaç sene önce yemeğini yemiş ve çok beğenmiştim hatta blogumda paylaşmıştım. O yemeği bana tatdıran sevgili Nursen bu sefer bu çorbanın ana malzemesi ısırganı da getirdi -tarifini de verdi, bir dahakine direk topraktan söküp bitkiyi getirecek " al seninle daha da uğraşamam " diye :-)) Ama değinmeden geçemeyeceğim ısırganın bende olmasında esas emeği geçeni atlamamam lazım - Nursel'cim teşekkürler :-)



Isırgan Çorbası / Rize'den Artık malzeme ve yapım aşamasına geçelim , bence denenmesi gereken bir lezzet ben çok çok beğendim eşim ise sadece beğendi , artık o konuda yorum yapmak istemiyorum sanırım beni anlayacaklar çoğunluktadır:-))


Malzemeler ;


- 1 su bardağı kurulmuş ısırgan ( nane gibi )


- 1 fincan ince bulgur


- 1 fincan mısır unu


- 2 diş sarımsak ( rende )


- 1 kiloya yakın süt


- 1,5 çorba kaşığı civarı tereyağı


- nane , tuz - isteğe bağlı kırmızı pul biber


- 1/2 kesme şeker


Isırganları çok az su ile karıştırarak pişiriyoruz. Üzerine sütü ilave edip , kaynayınca bulguru ekliyoruz.Ayrı bir kapta mısır ununu bir miktar süt ile sulandırırıp iyice karıştırıyoruz , üzerine rendelenmiş sarımsağı ve şekeri katıp bulgurları pişmeye başlamış çorbaya ekleyip ara ara karıştırarak pişiriyoruz. Katılaşma olursa sıcak süt ilave ediyoruz. Tuz miktarını isteğe göre ayarlıyoruz.


Ayrı bir tavada tereyağında naneyi kızdırıp çorbaya ilave ediyoruz. Bir taşım daha kaynadıktan sonra servise hazır duruma geliyor.


Aşağıda da ısırganı görebilirsiniz.

Isırgan Çorbası / Rize'den
Sağlıcakla kalın.


Isırgan Çorbası / Rize'den

Kadın Sağlığı Sebze Çorbası - Acıbadem Yöresinden :-)

Sebze Çorbası - Acıbadem Yöresinden :-) Acıbadem yöresine ait bir çorba tanırtırken aynı yörede olan evimden çıkıp bu sabah işe gidişimi yayınlamamam olmazdı :-) Robot gibi giyinip , kendimi sağlama almışım değilmi ?:-)

Sabah penceren bakınca şimdi işe nasıl gidilir diye düşünmeye başladım ama zaman öyle akıp geçtiki ki birden kendimi sokakta ve daha sonra da iş yerimde buluverdim bile:-)

Gün boyunca dinmeyen kar ara ara eve nasıl döneceğimi düşündürmedi değil ama iki gündür eve varışlarım mesaimi tam yapıp erken çıkmamama rağmen son derece rahat , sanırım erken çıkanların sayesinde biz zamanında çıkanlar rahat dönüş yapıyoruz:-)
İki gün daha devam edecek denilen kar yağışı süresince umarım aynı rahatlık içinde gidiş gelişlerimiz olur. Ve umarım perşembe akşamı gideceğim cuma akşamı kızımla geri dönüş yapacağımız uzun otobüs yolculuğu rahat bir şekilde geçer.

Evde otururken ya da zevk için yüruyüş yaparken seyredilen kar ve kar yağışı çok güzel ama iş ve seyehat esnasında pek zevk vermiyor . Belki ilerde emekli olunca bende zevkine tam olarak varabilirim ve çalışanlara nispet yapabilirim :-)

Sebze Çorbası - Acıbadem Yöresinden :-) Şimdi gelelim güzelim Acıbadem yöresine ait çorbamıza , bu çorba her zamanki gibi evdeki malzemelerin birleşmesiyle ortaya çıkan ve pişen evin konumunun Acıbadem olması sebebi ile bu yöreye ait sayılan bir çorba :-)
Yapın derim çünkü çok lezzetli ve besleyici bir çorba oldu.

Malzemeler ;

- 1 çay bardağı kırmızı mercimek
- 1 adet kereviz ( 1/2 tavla zarı gibi doğranmış )
- 1 adet patates ( 1/2 tavla zarı gibi doğranmış )
- 1 adet havuç ( 1/2 tavla zarı gibi doğranmış )
- 1 adet kuru soğan ( yemeklik doğranmış )
- 1 top brokoli
- 1 çay bardağı bezelye
- 1 çorba kaşığı un
- 1 diş sarımsak 8 ince dilimlenmiş )
- tereyağı
- tuz ve karabiber
- 1/2 litre kadar tavuk suyu

Sebze Çorbası - Acıbadem Yöresinden :-)Unu tereyağında hafif ateşte çok az kavurarak pişiriyoruz üzerine tavuk suyu koyarak hafifçe açıyoruz sonra soğanları da ekleyip bir müddet daha pişirip tüm sebzeleri ve tavuk suyunu ekleyerek ara ara karıştırarak pişiriyoruz .
Pişmeye başlayınca tuzunu ve karabiberini ekleyip büyük kalan brokolileri çatalla hafifçe eziyoruz bir taşım daha kaynatıp servise hazır hale getiriyoruz.

Sağlıcakla kalın.Sebze Çorbası - Acıbadem Yöresinden :-)

Kadın Sağlığı Vişneli Çikolatalı Muffinler

Vişneli Çikolatalı MuffinlerPazar günü akşam üzeri şöyle çayın yanına yapılan bir kaç çeşitten bir tanesiyle başlamak istedim:-)
Bugün pek bir hamarttım , mutfakta bir kaç saat daha geçirsem ufak çaplı bir pastahanenin vitrinin doldururdum sanırım :-)
Genelde pazar günüm bir bölümünü hafta arası için hazırladığım yemeklerle mutfakta geçiririm ama bugün kendimi cici boğaza verdim .
Şimdi bu yazımı abim görünce onlar geçen haftadan diyecektir , ama abicim bu haftada yapıldı aynısında hatta katmerli olarak :-)
Neyse bir kaç tarif paylaşmak istiyorum bu sebeple hemen esas konumuza dönelim ve malzemlerden başlayalım:-)

Malzemeler ; ( 12 adet muffin )

- 2 yumurta
- 1 su bardağı toz şeker
- 1 kahve fincanı zeytinyağı
- 1 kahve fincanı süt
- 1 kahve fincanı yoğurt
- 1 paket kakao
- 1,5 bardak kadar un
- 1 paket kabartma tozu ( ben 1 çay kaşığı karbonat kullandım - bir kaç damla limonla karıştırıp )
- kırık çikolata
- dondurulmuş vişne

Yumurtayı mikserde yüksek devirde köpürene kadar çırpıyoruz , sonra şekeri ekleyip bir müddet daha beyazlaşana kadar karıştırmaya devam ediyoruz. Zeytinyağı,süt,yoğurt ve kakaoyu ekleyip mikserin hızını bir seviye düşürerek iyice karışına kadar çırpmaya devam ediyoruz. Karışıma un ve kabartma tozunu ekleyip mikserin en düşük seviyesinde un hamura karışına kadar karıştırmaya devam ediyoruz.


Vişneli Çikolatalı Muffinler Mazlemeyi yukarıda göreceğiniz gibi fazla doldurmadan kağıt kalıplara koyup silikon muffin kalıplarına oturtuyoruz. Üzerlerine parça çikolata ve bir adet vişneyi koyup önceden ısıtılmış 170 derecelik fırında pişiriyoruz.

Sağlıcakla kalın.



Vişneli Çikolatalı Muffinler

Kadın Sağlığı Peynirli Pastane Poğaçası

Peynirli Pastane Poğaçası Puf puf , yumuşacık ve lezziz bir poğaça yapmak istiyorsanız bu tarifi şiddetle tavsiye ederim.
Ertesi gün bile sertleşmeden yumuşacık kalıyor , tabiki kalabilirse:-)
Geçen hafta sonu uzun zamandan sonra yaptım son derece başarılıydı , bu hafta sonu da unutmamak adına bir daha denedim sonuç gene harika:-)

Peynirli Pastane Poğaçası Malzemeler ;

- 1 paket kuru maya
- 1 su bardağı süt ( ılık )
- 1/2 su bardağı zeytinyağı
- 2 tatlı kaşığı şeker
- 1 tatlı kaşığı tuz
- 1 tatlı kaşığı mahlep
- alabildiği kadar un
- 1 yumurta sarısı ve 1/2 çay kaşığı pudra şekeri ( üzeri için )
- çöreotu
- beyaz peynir ( dere otu ya da maydanoz ilave edilmiş )

Kuru mayayı 1 su bardağı ılık süt ile karıştırıp 10 dk. kadar mayalandırıyoruz.Sütü bir kaba boşaltıp içinde zeytinyağını , şekeri , tuzu,mahlebi ve alabildiği kadar unu ekleyip yumuşak ele yapışmayan bir hamur kıvamına gelene kadar yoğuruyoruz.Hazır olan hamuru en az 1/2 saat kadar sıcak bir ortamda üzerine havlu örterek mayalandırıyoruz . Kabaran hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar alıp elimizde açıp içine peynirli harcımızı koyarak istediğimiz şekli verip yağlı kağıt koyduğumuz tepsiye diziyoruz.Tepside de 1/2 saat mayalandırdığımız poğaçaların üzerine pudra şekeriyle karıştırdığımız yumurta sarılarını sürüp çöre otlarını da serptikten sonra 190 derece civarında ısıtılmış fırında pişiriyoruz.

Sağlıcakla kalın.Peynirli Pastane Poğaçası

Kadın Sağlığı Elmalı Tarçınlı Kek

Elmalı Tarçınlı Kek Akşamın son tarifi ve kek sevmeyen benim bile çok hoşuma giden son derece hafif ve lezzetli bir parça :-) Deneyin pişman olmazsınız , hele elinizin altında harcamınız gereken elmalar varsa , sanırım sevgili eşim bu tabiri gayet iyi anladı :-)))
Bu tarif sabah eşimle önümüze aldığımız ona yakın yemek kitabı içinden kendisi tarafında seçilmiş bir tariftir , seçmesi ondan yapması benden ne kadar eşit bir görev dağılımı değilmi :-)

Malzemeler ;

- 100 gr. tereyağı + 1/,2 çay bardağı zeytinyağı
- 2 yumurta
- 1 su bardağı yoğurt
- 1 su bardağı şeker
- 1 paket kabartma tozu
- 2 su bardağı un
- 3 küçük boy elma ( kabukları soyulup dilimlenmiş )
- tarçın

Yumurta ve şekeri beyaz köpük olana kadar yüksek devirli mikser ile çırpıyoruz.Erimiş tereyağını , zeytinyağını , yoğurdu ilave edip çırpmaya devam ediyoruz. Karışıma unu ve kabartma tozunu ekleyip çok hafif devirde bir müddet daha karıştırıyoruz.
Kalıbımızı çok az yağlayıp un serpiyoruz ve hamuru kalıba boşaltıp , hamrun üzerine aşağıdaki fotoğraftaki gibi elmaları diziyoruz ve üzerine tarçın serpip 180 derecede ısıtılmış fırında 45-50 dk. ya yakın pişiriyoruz.


Elmalı Tarçınlı Kek
Sağlıcakla kalın.Elmalı Tarçınlı Kek

Bu Yiyecekler Acıktırıyor!

Bu Yiyecekler Acıktırıyor!
Havuç, mısır, bezelye ve patates gibi glisemik indeks değerleri yüksek besinlerin sürekli açlık hissi yarattığını biliyor muydunuz?


Besinlerin, kan şekerini yükseltme hızlarına "glisemik indeks" adı verilir. Her besinin, yemek sonrası kan şekerini yükseltme hızı farklıdır. Glisemik indeksi yüksek olan yiyecekler devamlı açlık hissi yaratırlar. Havuç, mısır, bezelye ve patatesin glisemik indeks değerleri yüksektir. Faydalarına rağmen bu besinler dikkatli alınmalıdır.

Patates:
Patates önemli bir C vitamini kaynağıdır. B6 vitamini, bakır, potasyum, manganez, triptofan ve diyet posası içerir. Patates yapısında bulunan bileşikler kan basıncını düşürücü etki gösterir. DNA sentezinden, kan hücrelerinin yapımına, hücreler arası iletişimi sağlayan fosfolipidlerin sentezlenmesine, kalp sağlığını korumaya, beyin ve sinir sisteminin aktivitesine, fiziksel performansın artırılmasına kadar pek çok işlevde görev alır. Ayrıca patates, özellikle kabuğuna yakın kısımlardaki yüksek posa içeriği ile kolesterolün düşürülmesine, kolon kanserinin önlenmesine yardımcıdır.

Havuç:
Havuç önemli bir antioksidan kaynağıdır. A vitamini öncüsü beta karotenin çok önemli bir kaynağıdır. K ve C vitamini, diyet posası, potasyum, B6 vitamini, manganez, molibden, B1 ve B3 vitamini, fosfor, magnezyum ve folat içerir. Karotenoidler kalp hastalıkları riskini azaltan, özellikle gece görüşünü sağlayan, maküler dejenerasyona ve katarakt gelişimine karşı koruyucu etki gösteren önemli bileşenlerdir. Ayrıca karotenoid tüketimi pek çok kanser riskini azaltmakta, kan şekeri dengesini sağlamakta, insülin direncini ve yüksek kan şekeri düzeylerini olumlu etkilemektedir. Havuç kolon kanserine karşı da koruma sağlar.

Bezelye:
Bezelye besin öğeleri yönünden zengindir. 8 vitamin(K, C, B1, B2, B3, B6, A, folat), 7 mineral (manganez, fosfor, magnezyum, bakır, demir, çinko, potasyum), diyet posası ve protein kaynağıdır. Zengin içeriği sağlığı olumlu etkiler. Kemik sağlığını koruyan önemli besin öğelerini içerir. Bezelye aynı zamanda folik asidin ve B6 vitaminin de önemli bir kaynağıdır. Yapısındaki K vitamini ile de kanın akışkanlığını sağlayarak kalp sağlığını korumaya destek sağlar. Bezelye içeriğindeki C vitamini ile de kanserlere karşı koruyucu etki gösterir.

Mısır:
Mısır tiamin (B1 vitamini), folat, diyet posası, C vitamini, fosfor, manganez ve pantotenik asit (B5) içerir. İçeriğindeki zengin folat ve posa nedeniyle kalp hastalıklarına karşı koruma sağlar. Mısır, akciğer kanseri gelişim riskini önemli düzeyde azaltan beta-kriptoksantin yönünden zengindir. Tiamin için çok iyi bir kaynak olan mısır, hafızanın güçlenmesine yardımcıdır. Ayrıca strese karşı vücudun savunmasını sağlar.Bu Yiyecekler Acıktırıyor!

Kadın Sağlığı Sigaradan 'Damla Damla' Uzaklaşın

Sigaradan 'Damla Damla' Uzaklaşın
Sigara bırakma konusunda destek arayışı olan insanlar yeni bir ürün ile tanışacaklar.

Yüzde yüz doğal içeriğiyle tanınan NicoBloc son 10 yıldır Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde ve Amerika'da kullanılıyor. Vücuda herhangi bir yabancı madde alınmadan, sigara filtresine damlatılarak kullanılan ürün, nikotin ve katran oranını azaltarak sigara bağımlılığını engellemeye çalışıyor. Sigara bağımlılığından kurtulmak için şimdiye kadar kullanılan ürünler; bant (patch), oral kullanılan ilaçlar veya aşı formunda iken; NicoBloc kullanım açısından da bir ilk olma özelliği taşıyor. Sigaranın filtresine damlatılarak kullanılan ürün ortalama 6 haftada sigarayı bıraktırmaya destek oluyor. Yapılan araştırmalar NicoBloc tarzındaki destek ürünlerin sigarayı bırakmaya karar veren kişilerin üzerinde % 50 oranında başarı sağladığı yönünde. NicoBloc tüm eczanelerde satışa sunuldu.Sigaradan 'Damla Damla' Uzaklaşın

Mutlu Evlilik Tansiyona İyi Geliyor

Mutlu Evlilik Tansiyona İyi Geliyor
ABD de yapılan yeni bir araştırmada, mutlu evliliğin tansiyona iyi geldiği, stresli bir evliliğin ise bekarlıktan kötü olabileceği belirlendi. Daha önceki araştırmalarda ise evli insanların her halükarda bekarlardan daha sağlıklı olduğu saptanmıştı.


204 evli ve 99 bekar gönüllü üzerinde yapılan araştırmada, deneklere 24 saat üzerlerinde taşıdıkları, düzenli tansiyon ölçümü yapan cihazlar takıldı. Evli gönüllülere ayrıca evlilikleri hakkında bilgi almak için anket doldurtuldu.

Araştırma sonucunda, evliliklerinden tatminkar olanların tansiyon değerlerinin ortalaması daha düşük çıktı. Mutsuz evlilerin tansiyon değerleri ise bekar deneklere oranla yüksek çıktı.

Araştırmanın, tansiyon söz konusu olduğunda, evli olup olmamaktan ziyade evliliğin niteliğinin önemli olduğunu gösterdiği belirtildi.

Brigham Young üniversitesi öğretim görevlisi Julianne Holt-Lunstad, Annals of Behavioral Medicine dergisinde yayınlanan araştırmada, iyi ve kötü evlilikle bekarlığın uzun dönemde sağlık üzerindeki etkisini saptamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğunu söyledi.Mutlu Evlilik Tansiyona İyi Geliyor

Detox Rejimiyle Sağlığınıza Kavuşun

Detox Rejimiyle Sağlığınıza Kavuşun
Hissettiğiniz rehavet ve yorgunluğun nedeninin organizmada biriken ve onun sağlıklı çalışmasını bir anlamda engelleyen toksinlerden kaynaklanabileceğini hiç düşündünüz mü?


Organizmamız her gün sağlıksız beslenmenin neden olduğu toksinlerle savaşıyor. Toksinlerin atılması anlamına gelen detox rejiminin amacı, metabolizmayı hızlandırarak kilo verilmesini sağlamak. Detox rejiminin önerdiği gibi meyva, sebze, tahıl ürünlerini daha fazla tüketerek vücudunuzu toksinlerden arındırmaya çalışan böbrek ve karaciğerinize yardım edebilir, hatta bir an önce bu toksinlerden büyük ölçüde kurtulabilirsiniz.

DETOX Rejiminin Sağlıklı Alışkanlıkları
Detox rejimi, belirli bir menü değil sadece sağlığınız için en uygun olanı ortaya koyarak 10 gün boyunca vücudunuzu toksinlerden uzak tutmanızı sağlayan bir yol göstericidir.

Fast-food u kesin.
Bu ürünlerde bulunan tat aromaları ve koruyucuları karaciğeri yorar. Tabii sevdiğiniz bu ürünleri yiyemiyorsunuz diye lezzetten ödün vermek zorunda değilsiniz. Kendinize çamfıstığı parçaları ya da kavrulmuş susam ekleyerek enfes ve bir o kadar da sağlıklı bir salata hazırlayabilirsiniz. Üzerine yoğurt sosu (3 çorba kaşığı yoğurt, 1 çorba kaşığı limon veye greyfrut suyu, 1/2 çorba kaşığı zeytinyağı, tuz ve karabiber) veya biraz zeytinyağı ya da elma sirkesi gezdirerek salatanıza değişik tatlar verebilirsiniz. Toksinleri arındırıcı özelliği en fazla olan sarmısak, soğan ve dereotu, maydanoz gibi otları yemeklerinizde mümkün olduğunca sık kullanın.

Öğün arasında acıktığınızda bir elma, havuç veya birkaç çilek yiyin ya da kendinize bir meyva/sebze kokteyli hazırlayın.

Kahve ve sigarayı mümkün olduğunca azaltın.
Eğer kahveden vazgeçemiyorsanız miktarını günde sadece bir fincanla sınırlayın ya da kahve yerine anti-oksidan bakımından zengin yeşil çayı tercih edin. Aynı şekilde bir kadeh içki yerine bir bardak meyve kokteylini deneyin.


Yemeklerinizi buharda, mikrodalgada, fırında yağlı kağıda sararak düşük ısıda pişirin.

Yavaş ve en son hazmedilen moleküller yağlardır. Bu nedenle sindirimde çok fazla kalırlar ve emilimleri organizmaya fazla kalori sağlamaz. Mesela bir porsiyon pilavla bir porsiyon pırasa böreği temelde aynı kaloriye sahiptir. Ama pırasa böreği daha yağlı olmasına rağmen daha az doyurucudur. Nişastalı besinleri, sadece sindirimleri kolay olduğu için değil organizmaya yağlı besinlerden iki ve hatta üç kere daha fazla enerji sağladıkları için tercih etmelisiniz. Yine de vücudun her gün alması gereken belli bir yağ oranı vardır, bu yüzden yemeklerinizi hafif yağlı yapabilirsiniz. Somon ve ton balığı vücudunuz için gerekli yağ asitleri bakımından zengin besinlerdir.

Organizanın Enerji İhtiyacı
Organizma, ihtiyaç duyduğu günlük enerjinin yüzde 50 sini yağlardan, yüzde 35 ini karbonhidratlardan (şekerli-nişastalı yiyecekler), yüzde 15 ini proteinlerden (et ve özellikle balık) alır. Aslında bu oranlar için ideal ölçü, enerjinin yüzde 55 inin karbonhidratlardan, yüzde 30 unun yağlardan sağlanmasıdır. Meyva ve meyvalı yoğurt ya da dondurma yiyerek bu karbonhidrat ihtiyacını karşılayabilirsiniz. Yağlar ise kızartmalar, hazır yemekler, şarküteri ürünleri ve soslarda bol miktarda bulunur.

Kompleks şeker bileşikler
Artık maddelerin bağırsakta ilerlemesini sağlayarak sindirimi devam ettirirler ve bu bileşikler yeşil ve çiğ sebzelerde daha fazla oranda bulunur. Sindirim sisteminin sağlıklı çalışması için bu besinleri daha çok tüketmelisiniz.

Günde en az 1,5 litre su içinSuyu özellikle öğün aralarında içmeye gayret edin. Su toksinleri vücudunuzdan atmak için en etkili silahınızdır. Ne kadar az su içerseniz, toksinler vücudunuzda o kadar çok birikir.

Stres organizmanın en büyük düşmanıdır
Beslenme alışkanlığımızı değiştirir, ama en önemlisi metabolizmanın dengesini bozar. Magnezyum seviyesini azaltır, serbest radikalleri çoğaltarak oksidatif strese neden olur.

Küçük kaçamaklar yapın
Solunum rahatsızlığınız ya da yüksek tansiyonunuz yoksa saunada terlemek sizin için harika bir değişiklik olacaktır. Terlemek, hem toksinleri atar hem de metabolizmanızı hızlandırır. En güzel kıyafetlerinizi giyin ve makyaj yapın. Ormanda yürüyüşe çıkın.

Hareket edin
Kalori yakmak için egzersiz yapmak gerektiğini herkes bilir. Aynı zamanda egzersiz, vücudun bütün organlarının daha düzenli çalışmasına ve sakinleşmeye yardımcı olur. Bunun için haftada 2 gün 1 saatinizi veya 3 gün 45 dakikanızı ayırmanız yeterli. Spor yapmaktan hoşlanmıyorsanız günde yarım saat yürüyün, bisikletle gezin ya da ip atlayın. Önemli olan kendiniz için vakit ayırmaktır.Detox Rejimiyle Sağlığınıza Kavuşun

Kadın Sağlığı Sigara İçen Kadınların Ömrü 14,5 Yıl Azalıyor

Sigara İçen Kadınların Ömrü 14,5 Yıl Azalıyor
Amerikan Kadın Hastalıkları ve Doğum Koleji (ACOG)'nin raporuna göre, sigara, kadınların yaşamından 14,5 yıl çalıyor.


Amerika'daki her beş kadından birinin sigara içtiği belirtilen raporda, Amerika'daki yaklaşık 438 bin kadın ve erkeğin, aktif ve pasif sigara içmesinden dolayı erken öldüğü açıklandı. Dr. Sharon Phelan, "Sigara içmek kadınların yaşam sürelerini ortalama 14,5 yıl azaltıyor. Sigaranın kadınlar üzerindeki kanıtlanmış hasar verici etkileri çok kapsamlı." dedi.Sigara İçen Kadınların Ömrü 14,5 Yıl Azalıyor

Kadın Sağlığı İnsanın Biyolojik Saati

İnsanın Biyolojik Saati
Biyolojik saat, insan bedeninde olan birçok olayın ritmini belirler. Bu şema, sabah kalkıp öğlen yemek yiyen ve akşam uyuyan bir insanın günlük döngüsünü gösteriyor.


Günlük beden ritmi, gece ve gündüzle paralellik gösterse de kişisel farklar, ortamın sıcaklığı, egzersiz, stres gibi unsurlar bunu etkileyebilir.

24.00 Gece yarısı. Uykunun ilk evresi başlıyor.

01.00 Beden kendini uykuya programlıyor. Dikkat azaldığından bu saatte çalışanların hata yapma olasılığı, iş ve trafik kazaları artıyor.

02.00 Derin uyku. Melatonin en yüksek düzeyde. Beden soğuğa karşı aşırı duyarlı oluyor. Görme duyusu ve refleksler zayıflıyor. Gece yapılan trafik kazalarının çoğu bu saatte oluyor.

03.00 Melatonin salgılanması azalıyor. Kişide kararsızlık ve melankolik hissetme artıyor. İntihar vakaları bu saatte çok görülüyor.

04.30 Beden sıcaklığının en düşük olduğu saat.

05.00 Erkeklik hormonu çok salgılanıyor. Stres hormonları artmaya başlıyor ve kaybolan enerji geri geliyor.

06.00 Kortizon salgılanması artıyor, beden uyanmaya başlıyor. Metabolizma hareketlenerek günün işleri için enerji ve proteinleri hazırlamaya başlıyor.

06.45 Kan basıncında ani yükselme.

07.00 Beden tüm gücünü daha toplayamadığından spor yapmak önerilmiyor. Sabah erken saatlerde yapılan yorucu sporlar kalbe gereksiz yere yüklenilmesine yol açıyor. Sindirim sistemi çalışmaya başlıyor. Güne iyi hazırlanmak için güzel bir kahvaltı şart.

07.45 Melatonin salgılanması duruyor.

08.00 Nikotinin sağlığa en çok zarar verdiği saat. Sabah içilen sigara damarları her zamankinden çok daraltıyor

08.30 Bağırsak hareketleri başlıyor.

09.00 Bedenin kuvveti artmaya başlıyor.

10.00 Yüksek alarm durumu. Enerjimiz yüksek, verimlik üst düzeyde, beyin yaratıcı ve dinamik.

11.00 Beden artık forma girdi. Beynimiz nızlı çalışıyor, özellikle hesap işleri zorlanmadan yapılıyor.

12.00 Öğle zamanı. Artık karnımız acıkıyor, dikkatimiz azalıyor, midedeki asit miktarı artıyor.

13.00 Beden formdan düşmeye başlıyor, verimlilik azalıyor. Sindirim başladığı için dolaşımdaki kanın büyük bölümü bağırsakların çevresinde.

13.30 Kan basıncı düşüyor, kendimizi bitkin hissediyoruz.

14.30 Çevre koşullarına en yüksek uyum.

15.00 Enerjimiz geri geliyor. Belleğimiz tam formunda. Sabahkinden az olmakla birlikte ikinci verimliliğe yaklaşıyoruz.

15.30 En hızlı tepki dönemi, reflekslerimiz hızlı.

16.00 Kalp-damar sisteminin verimliliği çok yüksek, kas gücü dorukta.

17.00 Organların etkinliği üst düzeyde. Kuvvetimiz artıyor. Spor için en iyi saat.

18.30 Kan basıncı en yüksek seviyeye ulaşıyor.

19.00 Beden sıcaklığının en yüksek olduğu saat.

21.00 Melatonin salgılanması başlıyor.

22.30 Bağırsak hareketleri yavaşlıyor.

23.00 Dinlenme saati. Bedende stres hormonu salgılaması duruyor. Sakinleşip gevşiyoruz. Kan basıncı ve beden sıcaklığı düşüyor.İnsanın Biyolojik Saati

Kadın Sağlığı MS (Multipl Skleroz) Hastalığı İçin Erken Teşhis Umutları

MS (Multipl Skleroz) Hastalığı İçin Erken Teşhis Umutları
Manyetik Rezonans Görüntüleme'yle (MR) beyni tarayarak, Multipl Skleroz (MS) hastalığının belirtilerini hastalık ortaya çıkmadan uzun yıllar önce tespit etmenin mümkün olabileceği belirtildi.


ABD'nin Kaliforniya Üniversitesi'nden Dr. Darin Okuda, San Francisco kentinde baş ağrısı, migren gibi çeşitli sağlık sorunları sebebiyle beyin taramaları yapılmış 44 hasta üzerinde çalıştıklarına dikkat çekerek, bu kişilerden üçte birinde 5 yıl içinde MS hastalığının belirtilerinin ortaya çıktığını söyledi. Okuda, 44 hastanın tamamında MS olan kişilerde görülen belirtiler olduğunu, MS'in gelişip gelişmediğini görmek için takip etmeye devam ettikleri bu hastaların yüzde 30'unda ortalama 5,4 yıl içinde MS belirtilerinin geliştiğini ifade etti. Okuda, beyin anormallikleri olan insanlarda MS'e yakalanma riskinin ne olduğunu anlamak için daha fazla araştırma yapılması gerektiğini vurguladı. Beyin ve omurilik hastalığı olan MS, beynin görme, konuşma gibi fonksiyonlar üzerindeki denetim yeteneğini bozuyor. Dünyada 2,5 milyon kişinin MS hastalığından etkilendiği bildiriliyor.MS (Multipl Skleroz) Hastalığı İçin Erken Teşhis Umutları

Kadın Sağlığı Sigaradan, 25 Yılda 5 Milyon Türk Vatandaşı Hayatını Kaybedecek

Sigaradan, 25 Yılda 5 Milyon Türk Vatandaşı Hayatını Kaybedecek
Trakya Üniversitesi (TÜ) Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Temiz Nefes Sigarasız Yaşam Derneği Başkanı Doç. Dr. Celal Karlıkaya, "önümüzdeki 25 yılda 5 milyona yakın Türk vatandaşının sigaradan öleceği ve bunun ülkemiz ekonomisine yaklaşık 1,5 trilyon dolara mal olacağı tahmin edilmektedir" diyor.

Sigaranın kanser, nefes darlığı, kalp, beyin ve damar hastalıkları gibi 20;den fazla öldürücü ve 50'nin üzerinde öldürücü olmayan hastalığın ve sağlık sorununun nedenini teşkil ettiğini savunan Doç. Dr. Karlıkaya, 2005 yılında dünya genelinde 5 milyon, Türkiye'de ise 100 bin kişinin hayatını kaybettiğini, bu sayının 2030 yılına kadar her yıl dünyada 10 milyon, Türkiye'de ise 240 bin kişiye yükseleceğinin tahmin edildiğini ifade etti.

Yukarıdaki açıklamaya bir bakarmısınız lütfen! Yılda çeyrek milyona yakın insanın hayatını yitirmesi bekleniyor. Bu ne kadar büyük bir rakam. Ne kadar korkunç bir sonuç. Sigaranın vermiş olduğu zararlar ve vereceği zararlar hiç tartışmasız çok büyük boyutlara ulaşmış durumda. Ve bunun önlemi alınmassa, korkarım ki bu durum daha da vahim bir hal alıcaktır.

Sigara insan hayatını söndürmeye devam ediyor, maddi manevi zararlar vermeye devam ediyor. Artık kendinize ve yakınlarınıza dur demenin zamanı gelmedi mi sizce? Herşey bukadar açık ve net iken, hepimizin bu soruna el atmamızın vakti gelmemiş midir?

Sigaranın maddi zararları çok ama manevi zararları bundan daha da çok. Kendi ellerimizle kendi hayatımızı sonlandırıyoruz! Var mı bunun daha ötesi? Etrafımızda yaşanan o kadar örnekler görüyoruz ki, bunlardan etkilenmeyip acaba ciddi sağlık sorunları yaşadıktan sonra veya hayatımızı kaybedeceğimiz an mı vazgeçicez! O zaman herşey için çok geç olmaz mı..

Yeter ki sigarayı bırakmayı karar edinin, inanın gerisi çok kolay ve yaşam sizin için sanki yeniden başlamış gibi olacaktır. Öncelikle yakınlarınızdan bu konuda destek isteyin. Doktor'unuza danışın. Ayrıca sigarayı brakmanız için bir sürü tedavi merkezi vardır, sivil toplum kuruluşları farklı kampanyalar yürüterek sizlere yardımcı olmaya çalışmaktadırlar. Önemli olan, sigarayı gerçekten bırakmak istemek.
Sigaradan, 25 Yılda 5 Milyon Türk Vatandaşı Hayatını Kaybedecek

Kadın Sağlığı Domuz Gribi Tehdidi Devam Ediyor!

Meksika'yı etkisi altına alan ve başka ülkelere de yayılmaya başlayan domuz gribi hakkında genel bilgiler..

Meksika'da başlayan Domuz Gribi, dünyaya yayılmaya başladı. Sadece Meksika'da ölü sayısı 100 aştı. Merkezi Cenevre'de bulunan Dünya Sağlık Örgütü (WHO), gribin, kuş gribinin 2003'te tekrar belirmesinden bu yana en geniş çaplı yaygın hastalık riskini taşıdığını açıklaması, tehdidin boyutunu gösteriyor. Örgüt, domuz gribi virüsünün evrim geçirip çok daha tehlikeli hale gelebileceği
uyarısında bulunmaktan da kaçınmadı.

Dünya genelinde sağlık yetkililerini alarma geçiren domuz gribi, bir solunum hastalığı. Virüs insanlara domuzlardan solunum yoluyla bulaşıyor. WHO'ya göre domuz yiyerek virüs kapma olasılığı bulunmuyor. Domuz gribi domuzdan insana ve insandan insana bulaşabiliyor. İnsandan insana, hapşırık, öksürük ve hatta ele bulaşması halinde tokalaşma yoluyla bulaşabilen domuz gribine karşı doğal bağışıklığımız bulunmuyor. Bilgisayar klavyesi gibi virüslü bir yerle temas ettikten sonra burna ve ağıza dokunulması da hastalığın yayılmasına neden olabiliyor.

Hastalığa A tipi H1N1 adlı virüsün daha önce hiç görülmemiş bir türü yol açıyor. Bu tür, insan, domuz ve kuş gribi virüslerinin karışımından oluşuyor. Domuz gribinin belirtileri bildiğimiz grip vakalarından pek farklı değil: Kuru öksürük, ani ateş, boğaz ağrısı, eklem ağırıları, üşüme, bitkinlik ve baş ağrısı. bunların dışında, aşırı kusmaya ve ishale neden olabiliyor. Yaygın grip tipleri, genelde yaşı ilerlemiş insanları hedef alırken domuz gribinde ölümcül seyreden vakalar ise daha çok 25-45 yaş arasındakilerde görülüyor.

Tedavisine gelince, ABD'li yetkililer kendi rastladıkları vakalarda Tamiflu ve Relenza adlı ilaçların etkili olduğunu duyurdu. Normal grip aşısıysa tedavide etkili olmuyor. Domuz gribine karşı bir ayrı bir aşı geliştirmeninse aylar alabileceğine dikkat çekiliyor.
Yeni grip virüsleri ise insan vücudunun bağışık olmaması ve ilaç geliştirmenin süre alması nedeniyle çok çabuk yayılabiliyor. Domuz gribi, genetik açıdan bakıldığında, ilaçla karşı konulabilen H1N1 virüsünden farklılıklar içeriyor. Domuz Gribi Tehdidi Devam Ediyor!

Kadın Sağlığı Araştırmacılar, Erkek Doğum Kontrol İğnesinin Etkili Olduğunu Kanıtladılar

Erkekler için geliştirilen doğum kontrol iğnesinin yüzde 100'e yakın etkili olduğu belirlendi.
Daily Mail gazetesinin haberine göre, 1000 kadar erkek üzerinde yapılan araştırmada, iki yıllık süre içinde iğneyi kullanan her 100 erkekten sadece biri eşinin, gebe kalmasına yol açtı.

Hiçbir doğum kontrol yönteminin yüzde 100 etkili olmadığını hatırlatan araştırmacılar bunun çok başarılı bir sonuç olduğunu belirttiler.

Testosteron iğnesi, kısırlık sorunu olmayan ve daha önceki yıllarda çocuk sahibi olmuş 20-45 yaş arası Çinli erkeklerde denendi. Bu erkeklerin 18-38 yaş arasındaki eşlerinin de herhangi bir kısırlık problemi bulunmadığı belirtildi.

Pekin'deki Ulusal Aile Planlaması Araştırma merkezinin araştırmasında, yöntemin yan etkisinin bulunmadığı ve sperm sayısının iğneyi bıraktıktan 4 ila 6 ay sonra eski haline geldiği belirtildi.

Aylık 500 miligram verilen testosteron iğnesi, FSH ve LH olarak bilinen düzenleyici beyin kimyasalının seviyesini azaltıyor. Bu da sperm üretimini engelliyor.

Testosteron temelli doğum kontrol yönteminin etkisiyle ilgili araştırma, "Journal of Clinical Endocrinology and Metabolism"in gelecek ayki sayısında yayımlanacak.Araştırmacılar, Erkek Doğum Kontrol İğnesinin Etkili Olduğunu Kanıtladılar

Kadın Sağlığı Doğru Tansiyon İçin Aletin Bakımını Yaptırın

Doğru Tansiyon İçin Aletin Bakımını YaptırınEvde kullanılan tansiyon aletlerinin 1-2 yılda bir bakımlarının yapılması gerektiği hatırlatıldı.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Nefroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tekin Akpolat, Türkiye'de yaklaşık 15 milyon kan basıncı yüksek hasta olduğunu, evde kan basıncı ölçümünün giderek yaygınlaştığını söyledi.

Kan basıncı yüksek hastaların yüzde 8'inin kan basıncının kontrol altında olduğunu ifade eden Prof. Dr. Akpolat, ancak bunu söylemek için ölçümün nerede yapıldığının önemli olduğunu vurguladı.

Evde ve hastanede yapılan kan basıncı ölçümlerinin farklı olduğunu belirten Prof. Dr. Akpolat, şöyle devam etti:
''Doğru olmayan kan basıncı ölçümleri hastanın tedavisini zorlaştırabileceği gibi, tedavinin iyi düzenlenmesine engel olarak hastaya zarar verebilir. Bu nedenle evde kullanılan tansiyon aletlerinin 1-2 yılda bir bakımları yapılmalı ve doğru ölçüm yapıp yapmadıkları kontrol edilmelidir.''

OMÜ Tıp Fakültesi Hemodiyaliz ve Onkoloji Merkezi Hipertansiyon polikliniğinde tansiyon aletlerinin doğruluğunun kontrol edilebildiğini bildiren Prof. Dr. Akpolat, evde yapılan kan basıncı ölçümü için hastaların dikkat etmesi gereken kuralları ise şöyle sıraladı:
''Tansiyon aletinin kullanma kılavuzu dikkatle okunmalı ve mutlaka kurallara uyulmalı. Ölçüm esnasında dirsek kol-kalp hizasında olacak şekilde mutlaka desteklenmelidir. Kan basıncı ölçülecek kişi mutlaka dinlenmiş olmalıdır. Kan basıncını ölçen kişi gerekli eğitimi almış olmalıdır. Alet pille çalışıyorsa pil zayıf olmamalıdır. Kan basıncını ölçen aletin doğru ölçüm yaptığından emin olunmalıdır.''

Prof. Dr. Akpolat, hastane ölçümlerinde hedef kan basıncının 14/9 cm hg, ev ölçümlerinde ise 13.5/8.5 cm hg olduğunu kaydetti.Doğru Tansiyon İçin Aletin Bakımını Yaptırın